FARKEDEBİLMEK

Kızdıran ya da üzen sözler karşısında iletişime geçtiğimiz kişinin anlayışlı biri olmadığını, bize karşı yeterince duyarlılık göstermediğini düşünür, yere ve duruma göre; bazen dil ucuyla durumu ifade etmeye çalışır, bazen susar kalır, bazen de alabildiğince haykırırız his ve düşüncelerimizi…Peki kızdıran ya da üzen sözleri sarf eden kişi kendimizse? O zaman ne yaparız? Kızdırdığımızı ya da üzdüğümüzü fark edebilir miyiz? Bunu fark eden kişiler için çok iyi, duyarlı, düşünceli bir insan diye övgüyle bahsedilir..Çünkü bu fark ediş kişiyi diğerlerinden ayırır..Aslında bu fark ediş kişisel bir tercih değil toplumsal bir gerekliliktir. Konuşurken karşımızdaki kişinin hassas olduğu bir konuya girdiğimizi ve bu konunun onu duygusal açıdan etkilediğini anlayabilmek her düzeyde ilişki için gereklidir.
Türk toplumunun fertleri olarak diÄŸer toplumlara göre daha duyarlı ve hassas yapıda olduÄŸumuzu düşünüyorum. Ancak toplum içinde kiÅŸisel iliÅŸkilerimizde bazen farkında olmadan öyle büyük hatalar yapıyoruz ki… İletiÅŸime geçtiÄŸimiz kiÅŸinin saatler hatta günlerce üzülmesine neden olabiliyoruz. Çevremizdekilere yardımcı olduÄŸumuzu zannederek bir bir kırıveriyoruz gönülleri. Gönüllerle birlikte iliÅŸkileri… Nasıl mı? gelin birlikte arayalım nasıl sorusunun cevabını… Yererek kötüleyerek yıkarak deÄŸil; yaparak, öğrenerek, düzelterek ama bir o kadar da tarafsızca bakalım nasıllara… İlk nasılımıza Çocuksuz çiftlerin yaÅŸadığı zorlanmayı paylaÅŸarak baÅŸlamak istiyorum. Her evlilikte süreç içinde çocuk sahibi olmak, iyi çocuk yetiÅŸtirmek ortak hayaller arasında yer alır. Bu hayalleri büyüklerin baskısı hızlandırabildiÄŸi gibi, kariyer beklentisi yavaÅŸlatabilir. Ama ne olursa olsun evliÄŸin birinci yılından itibaren en yakından uzaÄŸa doÄŸru bebek var mı sorusu sorulmaya baÅŸlar. Önce anne sonra komÅŸu sonra iÅŸ arkadaÅŸları… Hele bir de iki ya da daha fazla yıldır evliyseniz çocuk var mı sorusu bırakılır ve kaç çocuÄŸunuz var sorusuna geçilir. Åžimdi biraz duyarlılık gösterip çocuÄŸu olmayan çiftlerin bu sorular karşısında neler hissedebileceÄŸini anlamaya çalışalım. 9 yıllık evlisiniz gördüğünüz tedavilere raÄŸmen çocuÄŸunuz olmadı bu durumu kabullenmiÅŸ siniz. EÅŸinizle birlikte gezerken yeni tanıştığınız biri ayaküstü size kaç çocuÄŸunuz var diye soruyor. Sonra ayy! öyle mi çok üzüldüm. Sorun kimde? … Tüp bebek var, onu denesenize ÅŸimdi teknoloji çok geliÅŸti. gibi ardınca devam eden cümleler. Hele ki aynı tür diyaloÄŸun hafta da bir olduÄŸunu düşünün. Ya da misafirliÄŸe gitmiÅŸsiniz yaşına gelmiÅŸ bebeÄŸi olan bir aile size hamileliÄŸinin tüm geliÅŸimini evre evre anlatıyor Artık doÄŸursa da kurtulsak diyorsunuz. O eve misafirliÄŸe giderken isteyerek gider misiniz? Kendinizi orda rahat hissedebilir misiziniz? İnanın çok uç gibi gelen bu örnekler çocuksuz çiftlerin yaÅŸadığı büyük bir sorun. Belki kötü niyetle deÄŸil ama akıl vermeler ve merakı içeren sorular hiç bitmez.
Bulunduğumuz yerde kullandığımız sözcüklerin karşı tarafta nasıl durduğuna bakmak lazım. İşsiz bir arkadaşımla konuşurken patronumun yaptığı haksızlığı hararetle anlatıp ondan çözüm yolu beklemek sanırım ona haksızlık yapmak olur.
İkinci nasılımız biraz daha farklı bir konuda olacak. Hangi sokakta zihinsel engeli bulunan ya da ruh sağlığı bozuk biri görsem Yine aynı sokakta böyle kişilerin peşinde dolaşıp eğlenmeye çalışan eğlenirken de deli diye dalga geçen sözüm ona akıllıları görmüşümdür. Biliyorum ki bize göre tuhaf gelen hareketlere sahip garip korkuları olan bu hasta yada zihinsel engelli kişilerle dalga geçmeyi adeta hobi edinmiş kişiler gattar ya da kötü insanlar değil sadece yaptıkları davranışı değerlendirmeyen kişilerdir. Acaba dalga geçilen kişi çok yakını olsaydı. Sahne yine bu kadar komik olur muydu? Ruh sağlığı bozuk olan hastaların içine cin girdi diye zindana kapatılıp öldürüldüğü bir çağda su ve müzik terapisiyle onları tedavi etmeye çalışan bir milletin torunlarına bilinçsizce yapılan bu davranışlar hıç şık durmamaktadır.
Kendimizde fark edemediğimiz kırıcılıkları arayıp bulmaya çalışmanın tercih değil toplumda yaşamanın bir zorunluluğu olduğunu unutmamalıyız. Saygılarımla…

RSS feed for comments on this post · TrackBack URL

Post a Comment

Surup.ORG Toplist Servisi - SiteEkle site-ekle site ekle siteni ekle sitene ekle link ekle ücretsiz site ekle bedava site ekle toplist arama motoru add url hit kazan