KİŞİSEL ARASI İLİŞKİLERDE AFFETMEK

 affetmekSıcak bir yaz günü kıraç topraklarda uzun bir yaya yolculuğundasınız. Etrafta kimseler yok. Güneş tam tepenizde öyle kavurucu ki; ağır ağır yürüyorsunuz Ahmet Haşimin merdivenleri misali…Susuzluğa bağlı hararetiniz iyiden iyiye yükseliyor. Sıcaktan nesneler titrek ve bulanık görünüyor gözünüze… Biliyorsunuz ki; gideceğiniz yer, yürüdüğünüz mevkiden çok daha sıcak orada biraz kalıp geri döneceksiniz. Böyle bir yolculukta sırtınızdaki çantanıza kışlıkları alıp yolculuğa devam etmek nasıl olurdu?

Hayat; hayata geldiÄŸinden buyana tanımlanmıştı hayatı yaÅŸayanlarca….kimi hayata gelenler bir zindan olarak gördü hayatı; kimi hayata genler ise cennetin güzelliÄŸini yükledi hayata… Bu tanımlamalara kimi zaman duygu, kimi zaman dünyaya bakış açısı rehberlik etti. Hayata iliÅŸkin sevdiÄŸim tanımlamalardan biri hayatın bir yolculuk olduÄŸudur. Zindandaymışçasına zorlanılıp; cennetteymişçesine sevinildiÄŸi bir yolculuk. Hayatı yukarıdaki tanımladığımız gibi yolculuk olarak düşlersek affetmek sizce bu yolculuÄŸun hangi kısmı?
Bence kışlıkların olduğu çantayı sırtınıza alıp giderken, mola verip çantayı bırakma anı, Sırtındaki tüm yükü atıp rahatlama anıdır. Seni gereksiz yere yoran ve işe yaramayan yükleri atma anıdır. Belki bunun içindir ki affetmek; affedene affedilenden daha çok katkı sağlar. Affetmemek ise bir yüktür. İçten içe altında sizi ezmeye çalışan bir yük.
Sevdiğiniz bir yakınınıza kırıldınız; sizi üzecek bir davranışı oldu. Onu affetmeyeceğinizi söyleyip ortamdan uzaklaştınız. İşte o andan itibaren eski arkadaşınıza karşı göstereceğiniz her tepki kaçma davranışını içerir. Aynı ortamı paylaşmak sizi rahatsız eder. Kaldırımda onu görmezden gelmek için bin bir çaba sarf edersiniz. Sırtınızda bir yüktür yani affetmemek. Yorucudur.
Af; hata karşısında kişiyi Hoşgörü ile karşılamayı onu mazur görmeyi tanımlar. Hata ise insan olmanın doğal aksesuarı gibidir. Hangimizin hayatında hata yada hatalar olmadı. Hangimiz eksiksiz ve yanlışsız yaşadık yılları…Hangimiz hayatında defalarca affedilme ihtiyacı yaşamadı. İlk affedilmemiz küçük ve masum hatalar karşısında şefkatli kucağı olan annelerimizden gelmedi mi? Sonra sarılıp bize bakışı? Ne güzeldir annenin hoşgörüsü? Sonra öğetmenin affetmesi; arkadaşın ,dostun, patronun…
Affetmek güzeldir. Affedilmek de öyle, Bugünler özlemini duyduğumuz hoşgörüyü yeşertmenin iyi bir fırsatı bence. Bir gün mahalle içinde arabamla giderken dalgın bir anda yol üstünlüğü olan bir aracı görmeden yola çıktım. Aracın fren sesiyle kendi aracımın frenine bastım. Ama yolun yarısına kadar gelmiştim. Kaza olsaydı yüzde yüz dikkatsiz araç kullanmaktan suçluydum yani. Araçtaki sürücüye bakıp kusura bakma dercesine el işareti yaptım. Araç sahibi olur öyle der gibi baktı ve el işaretiyle buyur geç dedi. En ufak bir kızgınlık yoktu yüzünde,büyük bir olgunluktu davranışı. güzel bir duyguydu ki hata karşısında affedilmek. Belki sert çıkışsa bende refleks olarak karşı atağa geçecektim. Bu olaydan sonra mümkün olduğunca trafik hataları karşısında kızmamaya çalışırım. Hiç düşündünüz mü ? Belki sizi dengesizce sollayan dikkatsiz bir sürücü sevdiği bir yakınının ölüm haberini almıştır. Belki diye düşünmek bile hoşgörüye atılan adımdır.
İnsanın en fazla desteğe ve hoşgörüye ihtiyacı olduğu anlardan biri hata yaptığı zamandır. Hatalar karşısında biraz daha sabırlı ve hoşgörülü olmak olgun birey davranışıdır. Affetmeyi önerirken bize karşı bilinçli ve kasıtlı bir şekilde yapılan zarar verici hatalardan kendimizi korumayacağız anlamı çıkarılmamalıdır. Ve yine unutulmamalıdır ki affetmek; affedilenden çok affedene katkı sağlar.
Yazımdaki hataların sizler tarafından affedilmesi umuduyla…

RSS feed for comments on this post · TrackBack URL

Post a Comment

Surup.ORG Toplist Servisi - SiteEkle site-ekle site ekle siteni ekle sitene ekle link ekle ücretsiz site ekle bedava site ekle toplist arama motoru add url hit kazan